7593 Sayılı Kanunla Çocuk Adalet ve Koruma Sisteminde Neler Değişti?

Çocukların adli süreçlerdeki konumu, korunması, cezai sorumluluğu ve bakımından sorumlu kişilerin yükümlülükleri açısından önemli değişiklikler getiren 7593 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 8 Ağustos 2026 tarihinde kabul edildi ve 18 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.

Yeni düzenleme; çocukların ateşli silahlara ve kesici aletlere erişiminden yaş küçüklüğü nedeniyle uygulanan ceza indirimlerine, sosyal inceleme süreçlerinden çocuk hükümlülerin infazına, yönlendirme tedbirlerinden acil korunma kararlarına kadar oldukça geniş bir alanı kapsıyor.

Ayrıca kanunda kullanılan “suça sürüklenen çocuk” kavramının değiştirilmesi de çocuk adalet sisteminin dili açısından dikkat çeken düzenlemelerden biri.

Ateşli silahın çocuğun eline geçmesine neden olmak suç haline getirildi

6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna eklenen 13/A maddesiyle ateşli silahların muhafazasına ilişkin yeni bir sorumluluk getirildi.

Buna göre ateşli silahını dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı biçimde muhafaza ederek silahın bir çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi, eylem daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmuyorsa 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılabilecek.

Düzenleme, ateşli silah sahibi yetişkinlerin silahların çocukların erişemeyeceği şekilde saklanmasına ilişkin sorumluluğunu açık bir cezai yaptırıma bağlıyor.

Çocuklarda yaş küçüklüğü nedeniyle uygulanan ceza indirimleri daraltıldı

Türk Ceza Kanunu’nun 31. maddesinde yapılan değişikliklerle 12-15 ve 15-18 yaş gruplarında uygulanabilecek cezaların sınırları yükseltildi.

12-15 yaş grubunda:

  • Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine uygulanan 12-15 yıl, 13-18 yıla çıkarıldı.
  • Müebbet hapis cezası yerine uygulanan 9-11 yıl, 10-12 yıla çıkarıldı.
  • Diğer hapis cezalarında uygulanabilecek üst sınır 7 yıldan 9 yıla çıkarıldı.

15-18 yaş grubunda ise:

  • Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine uygulanan 18-24 yıl, 19-27 yıla çıkarıldı.
  • Müebbet hapis cezası yerine uygulanan 12-15 yıl, 15-18 yıla çıkarıldı.
  • Diğer hapis cezalarında üst sınır 12 yıldan 15 yıla yükseltildi.

Böylece her iki yaş grubunda da yaş küçüklüğü nedeniyle uygulanan indirimlerin kapsamı daraltılmış oldu.

7593 sayılı Kanun kapsamında silahın çocuğun eline geçmesine neden olma suçu ile 12-15 ve 15-18 yaş gruplarında ceza indirimlerinde yapılan değişiklikleri gösteren bilgi görseli.

Bazı ağır suçlarda yaş indirimi uygulanmayabilecek

Kanunun önemli değişikliklerinden biri de kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarına ilişkin.

Kasten öldürme (TCK m. 81 ve 82) ile neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (TCK m. 87/2 ve 87/4) suçlarında mahkeme;

  • kasta dayalı kusurun ağırlığını,
  • suçun işlenmesindeki amaç ve saiki,
  • suçun işleniş biçimini,
  • kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan hapis cezasına mahkûm edilmiş olup olmadığını

değerlendirebilecek.

Bu ölçütlerden biri veya birkaçının bulunması halinde 15-18 yaş grubundaki çocuklara yaş küçüklüğü nedeniyle öngörülen indirim hiç uygulanmayabilecek.

12-15 yaş grubunda ise ceza sorumluluğu bulunduğu kabul edilen çocuklar bakımından, normalde uygulanacak indirim yerine 15-18 yaş grubuna ilişkin daha düşük indirim oranı uygulanabilecek.

Çocuğun bakımından sorumlu kişilerin cezai sorumluluğu artırıldı

Türk Ceza Kanunu’nun aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerin ihlalini düzenleyen 233. maddesinde de cezalar artırıldı.

Yeni düzenlemeye göre;

  • Birinci fıkradaki fiiller için ceza 3 aydan 2 yıla kadar,
  • ikinci fıkradaki fiiller için 6 aydan 2 yıla kadar,
  • üçüncü fıkradaki fiiller için ise 1 yıldan 3 yıla kadar hapis olarak belirlendi.

Ayrıca birinci veya üçüncü fıkrada düzenlenen yükümlülük ihlalleri nedeniyle çocuğun kasten öldürme veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu işlemesi halinde, bakımından sorumlu kişiye verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılabilecek.

Bu durumda soruşturma ve kovuşturma için ayrıca şikâyet aranmayacak.

Ağır suçlarda çocuklara uygulanan yaş indiriminin sınırlandırılması ve çocuğun bakımından sorumlu kişilerin artan cezai sorumluluğunu özetleyen bilgi görseli.

15 yaşından küçük çocuklar için sosyal inceleme zorunlu hale geldi

Yeni düzenlemeye göre 15 yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunlu.

Bu çocuklar hakkında sosyal inceleme yapılmadan hazırlanan iddianame, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 174. maddesi kapsamında iddianamenin iadesi nedeni olacak.

15 yaşını doldurmuş çocuklarda ise sosyal inceleme yaptırılmaması mümkün. Ancak böyle bir durumda incelemenin neden yaptırılmadığının iddianamede veya mahkeme kararında gerekçelendirilmesi gerekiyor.

Çocuk hükümlülerin infazında yeni düzen

Çocuk hükümlülerin cezalarının hangi kurumlarda infaz edileceğine ilişkin sistemde de değişiklik yapıldı.

Buna göre;

  • kasıtlı suçlardan toplam 3 yıl veya daha az,
  • taksirli suçlardan toplam 5 yıl veya daha az

hapis cezasına mahkûm edilen çocukların cezaları doğrudan çocuk eğitimevlerinde yerine getirilecek.

Çocukların kapalı ceza infaz kurumlarından eğitimevlerine ayrılmasına ilişkin değerlendirme ise psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı, öğretmen veya Türkiye Barolar Birliği Çocuk Hakları Komisyonu tarafından görevlendirilecek avukat gibi en az bir uzman görevlinin de katıldığı idare ve gözlem kurulunca yapılacak.

Bu değerlendirme en geç üç ayda bir gerçekleştirilecek. Olumsuz değerlendirme yapılan bir çocuğun yeniden değerlendirilmesi için belirlenecek süre ise altı ayı geçemeyecek.

15 yaşından küçük çocuklarda zorunlu sosyal inceleme ile çocuk hükümlülerin eğitimevlerinde infazına ilişkin yeni düzenlemeleri özetleyen bilgi görseli.

Koşullu salıverilmede “1 gün 2 gün sayılır” kuralı daraltıldı

Çocuk hükümlüler bakımından koşullu salıverilme hesabında uygulanan önemli bir avantaj korunurken bazı ağır suçlar bu avantajın dışında bırakıldı.

Kural olarak hükümlünün 15 yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün, koşullu salıverilme hesabında iki gün olarak dikkate alınmaya devam edecek.

Ancak bu kural artık şu suçlarda uygulanmayacak:

  • Kasten öldürme suçları — TCK m. 81, 82 ve 83,
  • cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar — TCK m. 102 ve 103,
  • uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti — TCK m. 188,
  • suç işlemek amacıyla örgüt kurma — TCK m. 220.

18 yaşından küçüklere bıçak ve benzeri aletlerin satılması ve taşınması yasaklandı

Kanunla birlikte bıçak, kesici, delici ve bereleyici aletlere ilişkin yeni yasaklar getirildi.

18 yaşından küçük çocuklara bu nitelikteki aletlerin satılması, çocukların bunları satın alması veya taşıması 18 Ağustos 2026 itibarıyla yasaklandı.

Belirlenen ruhsatlı satış yerleri dışında bu aletlerin satılması ve sergilenmesi de yasaklandı. Bu hüküm ise 1 Aralık 2026 tarihinde yürürlüğe girecek.

Yasağa aykırılık halinde:

  • 5.000 TL idari para cezası,
  • bıçak veya aletlerin sayı ya da nitelik bakımından vahim olması halinde 10.000 TL idari para cezası

uygulanacak.

Kabahatin işlendiğini öğrenmesine rağmen yetkili makamlara bildirmeyen işletici veya sorumluya ayrıca 5.000 TL idari para cezası verilecek.

Kabahate konu eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine de karar verilebilecek.

Bu kurallar yalnızca fiziksel mağazalar için değil, internet ve mesafeli satışlar için de geçerli.

Bununla birlikte bir sanatın, mesleğin veya eğitimin gereği olarak kullanılan bıçak ve benzeri aletlerin, ilgili yerde ve ilgili kişiler tarafından kullanılması, bulundurulması ve taşınması istisna kapsamında tutuluyor.

Kabahati işlediği sırada 15 yaşını doldurmamış bir çocuk söz konusuysa mülki amir, çocuğun üstün yararını gözeterek çocuk hâkiminden koruyucu, destekleyici ve yönlendirme tedbirleri uygulanmasını talep edecek.

Çocuklara yönelik beş yeni yönlendirme tedbiri getirildi

Çocuk Koruma Kanunu’na eklenen 5/A maddesiyle, ceza sorumluluğu bulunmayan adli süreçteki çocuklar için çocuklara özgü güvenlik tedbiri niteliğinde yeni “yönlendirme tedbirleri” oluşturuldu.

Bu tedbirler beş başlık altında toplanıyor:

  1. Sosyal ve toplumsal hizmet: Çocuğun psikososyal gelişimine katkı sağlayacak biçimde 20 ila 300 saat sosyal ve toplumsal faaliyetlerde görev alması.
  2. Dijital risklerden korunma: Çocuğun kullandığı telefon, bilgisayar, tablet ve benzeri cihazların denetlenmesi ve belirli riskli dijital mecralara, uygulamalara veya platformlara erişiminin engellenmesi. Bu denetim 3 aydan az, 2 yıldan fazla olamayacak.
  3. Kitap ve kütüphane tedbiri: Kütüphane ve okuma salonlarında 20 ila 300 saat faaliyet yürütülmesi veya yetkili kurumlarca belirlenen eserlerin okunması.
  4. Çevreye saygı ve çevre temizliği: 20 ila 300 saat çevre temizliği, bitki bakımı, ağaçlandırma ve çiçeklendirme gibi faaliyetlere katılım.
  5. Bağımlılığa yönelik tedavi ve rehabilitasyon: Tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu veya uyarıcı madde ve davranışsal bağımlılıklar konusunda belirlenen tedavi ve rehabilitasyon programlarının tamamlanması.

Hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı çocuklara da yönlendirme tedbirleri uygulanabilecek

Adli süreçteki bir çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilmesi halinde, yeni yönlendirme tedbirlerinden uygun görülen biri veya birkaçı denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanabilecek.

Ayrıca suç nedeniyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın az olması halinde, çocuk hakkında HAGB kararı verilebilmesi için normal şartlardan biri olan zararın giderilmesi koşulu aranmayabilecek.

Çocuklara yönelik sosyal hizmet, dijital risklerden korunma, okuma, çevre faaliyeti ve rehabilitasyon tedbirleri ile HAGB durumundaki uygulamaları özetleyen bilgi görseli.

Anne, baba veya bakımından sorumlu kişinin tedbire uymaması halinde tazyik hapsi uygulanabilecek

Çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının uygulanmasına ilişkin yetişkinlerin sorumluluğu da güçlendirildi.

Tedbir kararının gereklerine aykırı davranan;

  • anne,
  • baba,
  • vasi,
  • bakım veya gözetiminden sorumlu kişi

hakkında, fiil ayrıca suç teşkil etse dahi, çocuk hâkimi tarafından ihlalin niteliği ve ağırlığı dikkate alınarak 3 günden 10 güne kadar tazyik hapsi uygulanabilecek.

Bu kararlara karşı itiraz yolu açık.

Sağlık kuruluşuna getirilen çocuklar için yeni acil korunma süreci

Kanun, bazı sağlık durumlarındaki çocukların acil korunmasına ilişkin özel bir usul de getiriyor.

Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığı, davranışsal bağımlılık ya da ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık nedeniyle kendisi veya başkaları açısından ciddi tehlike oluşturduğu değerlendirilen bir çocuk, Sağlık Bakanlığına veya üniversitelere bağlı yataklı bir sağlık kurumuna geldiğinde ya da getirildiğinde özel bir süreç uygulanabilecek.

Süreç şu şekilde işleyecek:

Uzman hekim 24 saat içinde rapor hazırlayacak → sağlık kurumu 24 saat içinde çocuk hâkimine başvuracak → başvurudan itibaren 48 saat içinde üç uzman hekimden oluşan resmî sağlık kurulu raporu hazırlanacak → hâkim raporu değerlendirerek en geç 48 saat içinde karar verecek.

Hâkim kararı sağlık kuruluşuna tebliğ edilinceye kadar çocuğa gerekli görülen tıbbi müdahale ve tedavi uygulanabilecek. Gerektiğinde kolluktan yardım da istenebilecek.

Çocuk hâkimi, çocuğun üstün yararını gözeterek;

  • çocuğun bulunduğu yerin gizli tutulmasına,
  • kişisel ilişki kurulmasına,
  • kişisel ilişkinin sınırlandırılmasına

karar verebilecek.

Sağlık kuruluşuna getirilen çocuklarda acil korunma kararının uzman hekim raporu, çocuk hâkimine başvuru ve sağlık kurulu aşamalarını gösteren bilgi görseli.

“Suça sürüklenen çocuk” ifadesi yerine “adli süreçteki çocuk” kullanılacak

7593 sayılı Kanunun kavramsal açıdan dikkat çekici değişikliklerinden biri, çocuk adalet sisteminde uzun süredir kullanılan “suça sürüklenen çocuk” ifadesine ilişkin.

2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Çocuk Koruma Kanunu’nun çok sayıda hükmündeki “suça sürüklenen çocuk” ifadesi kaldırılarak bunun yerine bağlama göre;

“adli süreçteki çocuk” veya “hakkında adli süreç yürütülen”

ifadeleri getirildi.

Ayrıca çocuk hakkında kamu davası açılması halinde, gerekli idari tedbirlerin alınabilmesi amacıyla durumun Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığının il veya ilçe müdürlüklerine bildirilmesi öngörüldü.

7593 sayılı Kanunla “suça sürüklenen çocuk” ifadesinin yerine “adli süreçteki çocuk” ve “hakkında adli süreç yürütülen” ifadelerinin getirildiğini açıklayan bilgi görseli.

Çocuk adaletinde yalnızca ceza değil, koruma ve yönlendirme boyutu da değişiyor

7593 sayılı Kanun bir taraftan özellikle ağır suçlarda çocuklara uygulanabilecek ceza indirimlerini daraltırken diğer taraftan sosyal inceleme, çocuk eğitimevleri, bağımlılık tedavisi, dijital risklerden korunma, sosyal ve çevresel faaliyetler ile acil koruma mekanizmaları gibi alanlarda yeni düzenlemeler getiriyor.

Bu nedenle değişiklikleri yalnızca cezaların ağırlaştırılması üzerinden değerlendirmek yeterli değil. Kanun aynı zamanda çocuğun sosyal koşullarının değerlendirilmesi, risklerden korunması, rehabilitasyonu ve yeniden toplumsal yaşama katılımına yönelik yeni araçlar da oluşturuyor.

Çocuk adalet sisteminin temelinde, çocuğun yaptığı eylemin yanı sıra içinde bulunduğu sosyal çevrenin, gelişim döneminin, bakım koşullarının ve korunma gereksinimlerinin de değerlendirilmesi bulunuyor. Yeni düzenlemelerin uygulamada nasıl karşılık bulacağı; çocukların üstün yararı, çocuk hakları ve rehabilitasyon ilkeleri bakımından yakından izlenmesi gereken önemli bir alan olmaya devam edecek.

Kanun No: 7593
Kabul Tarihi: 8 Ağustos 2026
Resmî Gazete: 18 Ağustos 2026, Sayı 33344

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.

Scroll to Top